Kayıtlar

Güneş..

Her gün güneş doğar yeterki açık olsun perdeler..

Öyle....

Aşk sabah kaltığında yüzünde ki şapşal gülümsemedir arkadaş..

KalbiN

Mal , mülk , servet istemem ; bana aşkını kanıtlımanada gerek yok sadece ; kalbim karşılığında kalbin..

Aşk

Aşk , bir başka varlığa karşı duyulan derin  sevgi .  Sevgi kuramının  kurucusu  Psikanalist   Erich Fromm ,  sevgiyi , insanlığın sorunlarına bir yanıt olarak, kişideki aktif ve  yaratıcı  gücün kaynağı bir  enerji  olarak ve bu söz konusu yaratıcılıkla sevmeyi de bir  sanat  olarak tanımlar.  Bir sanat olması bakımından da uygulamada olgunluk gerektirir.

Aşk Nedir ?

Kuşlar mıdır Aşkı gönlümüze uzak diyarlardan getirip gönül penceremize koyan? Yalnızlık mıdır bir aşkı körükleyen ?? Sahi aşk nedir? Bir ateşe mum olmak mı? yoksa yanan ateşe dokunmak mıdır aşk? Aşk dikenli bir güldür. Güle dokundukça canınız yansa da ,yinede ondan vazgeçememektir. Aşk bir yağmurdur.Ondan kaçmaya çalıştıkça üzerine sağnak sağnak yağan… Aşk bir gemidir.Ama limanın nerede olduğu bilinmeyen. Göz yaşlarıyla ,mutlulukla ,hayallerle oluşmuş bir denizde ,gemiye çarpan dalgalara karşı beraber durmaktır… Aşk Züleyha gibi sevmek, Yusuf gibi iffet gömleğini korumaktır. Mecnun gibi yanık çöllerde Leyla’yı arayıp Mevla’yı bulmaktır. Ferhat gibi dağları delmektir. Kerem gibi yanmaktır.. Aşk… Aşk yürek yangınıdır. Yanan yüreğin içinde her gün biraz daha kaybolup kor olmaktır. Aşk dilsizdir. Anlatılamaz. Mısralara satırlara dökülemez. Gözlerden yaş akmaz, kalem yazmaz, dudak kıpırdamaz. Aşk susmaktır. Kelamın, kalemin olmadığı, sözün tükendiği yerde manayı sessizliğe yükleyip sadec...

BİR KADEH AŞK

Bir kadeh aşktı içtiğimiz oysa,bizi delicesine sarhoş eden... Üstelik sek olmayan, yalanlarla, ihtiraslarla karıştırılmış; zamanla adımızı başka sofralara meze edecek, ihanetli bir sofrada içilmiş iki kadehti; böylesine sarhoş, böylesine aşka müptela eden. Soframızda yalnız değildik, başka tenleri, üçüncü şahısları davet ettik her zaman, hep de alacaklılardı,bizden hep bir şeyler aldılar. En sonunda da bizi bizden... Bir kadeh aşktı içtiğimiz oysa, ne sen becerebildin adabıyla, adam gibi içebilmeyi ne de ben. Neyi becerebildik ki biz, sevmek desen olmadı, ayrılıklar desen hep dönüşlü... Oysa aşk bizim neyimizeydi sevgili, yaptık işte, ettik bir cahillik, içtik bir kadeh; en beceriksiz, en cahil yanımızla; sek olmayanından! Yalnızlık sevgili, yalnızlık sarhoşu olduk biz, öylesine beceriksizdik ki aşk içip, ayrılık sarhoşu olduk. Şimdiyse başka sofralara meze olduk, en derin acılar,en derin yaralar ve en derin yalanlarla...