Öyle..
--- ne son bir veda sözü uçuklamalı dudaklarımda ne son mektuplar
sevda baki ... Yüreğin çırpınışı değişmiyorsa ilk söz sonsöz bir
aşkla ...
Her aşk gülünü oldurur gülüm,ve her gül bülbülünü söyletir,lal ile ikrar olmaz sevda.
Dilleniyordu susturulmuş bir yürek , bir gece nasıl oldu bilmiyorum koptu içimdeki yaylar durduramadım ben beni, yıllarca içimde oturan kelebekler yorgun kanatlarını açıvermişti.
Ve senin çiçeklerine dokunduk o gece, dilim dört yöne pervane, yüreğimin rakkaseleri bahçe bahçe gezdi seni, senin cennet yüzün hoşgeldin diyordu durmaksızın ve biz hoş bulmuştuk.
Sevdiğim seni seviyorum deyişimi ve gözlerini hep saklıyorum içimde. Sen benim en güzelimsin iki dünya gelse bir araya gözlerinde ki ışığa bin güneş feda edilse erişilmezimsin, değişilmezimsin.
Sevmek illaki güzel bir duygu ama, seyri sülukunu seninle tamamlar. Yüzbin virdimsin “yar yar “ diye çektiğim, sabah ile akşamın arasında yalnız kalırmış gün, sen o yalnızlığı yıkansın sen vardın ben vardım, biz varız artık ,yürek seslerimiz Mehmetçiklerin ayak seslerine ederken eşlik , geceye düşen özlemlerin çetelesini tutuyorsa bir kalem , biz en öndeyiz.
En büyük servetim şimdi seni görmüşlüğüm, sevmişliğim. En büyük huzurum gözlerinde, gönlünde ve kollarında ağırlanmışlığım.
Ben ne zaman sevdim seni , gittin hemen.
Ayrılık bu kadar kapıda mı durudu , gurbet hep daha büyük bir hasretin filelerini mi taşır ellerinde?
Hani hatırlar mısın gittiğinde yokluğunu yazıyordum
Yokluğunun
1. Günü
2. günü
3. günü!
Sonra bırakmıştım saymayı ve yazmayı
Yokluğunu değil varlığını saymalı, yarlığını yazmalıydım.
Ve bekledim seni ,edep erkan üzre. Çok özlenilmişliğin rengi gözbebeklerimde , hiç gelmezsin sanılan yollarda bir gün ansızın gelecektin biliyordum.
Sen benim ümitlerimi hiç yıkmadın, yıkmazdın biliyordum. İçime bir güven dağı daha koydun. Tişörtün lacivert Pantolun toprak rengine yakındı, saçların tamda takımımın rengi siyah beyaz, gölgeli bir tenin ve üzerinde ümitler dalgalanıyordu. Gözlerin güneşler dağıtıyordu ben topluyordum. Yanmanın derman olduğunu biliyordum ateşin ne güzeldi. Sular ummadım kaderden ne kadar yakacaksan o kadar meyil o kadar razı, denize ırmağa düşmedi gözüm senin kırsallarında çöl eylemek varlığımı ve dirilmek gözbebeklerinde varlı vakitsiz ölmeden!
Canımı alıyorsun diyorum hani, almazsın gülüm sen can verirsin, mecazi bir ifade, sen hep verirsin gönlümü bile aldın diyemem. Sen bana seni sevme imkanı verdin, ben ömrüm seriyorsam yollarına sen yol vermişsin.
Soruyorlar bazen nerden gelir, nereye gidersin?
- Yardan gelir yare gideriz…
Kalbimin bütün odacıklarını dolduruverdin. Günün hangi saatinde seveyim seni yada hangi kıyısında bekleyeyim. Seni beklemek artık yalancı bir cümle gitmeyenler beklenmez sen hiç misafir değilsin, yolcu hiç değil , benden daha içinde yüreğimin , sen hep ev sahibisin …
Gözlerime gözlerini koymuşum bakışlarımın hududunu sen çizersin. Artık senden ırağa düşmezim. Her ayrılık kutsal ruhum olanca yokluğun
Ağır başlı bir sevdanın hırçın çocuğu olduğum zaman hani tutup saçlarımı okşar gibi, yanaklarımda ellerin gömüp gözlerine gözlerimi, toplayıp söylenmemiş tüm sözleri yüreğime döküşün kova kova ve bütün asiliklerim durulurken nefesinde, ben her gün bir başka aşık olurken sana hayranlığım büyüyor sevdamın kollarında .
Şimdi tek bağımlılığım sensin, nikotinsiz kafesinsiz. Nefeslerimi çeken bir gizli elin var senin boğazıma oturmuşsun sensiz ne bir bakış ne bir soluk imkansız. Seni sevmek iman tazelettiriyor bana. Tefekkürüm gözlerinden başlıyor en büyük şükrüm olduğun zaman . Sen güzelsin ki ben sana hangi gözle bakarsam bakayım yollar hep bir kutsiyete eriyor.
"bana başka türküler söyle, kirlenmemiş bir dil ile!"
Ve iman ettim sükutun bütün yolları aşktan geçer
eremediğimiz mihraklara da selam olsun
sevda baki ... Yüreğin çırpınışı değişmiyorsa ilk söz sonsöz bir
aşkla ...
Her aşk gülünü oldurur gülüm,ve her gül bülbülünü söyletir,lal ile ikrar olmaz sevda.
Dilleniyordu susturulmuş bir yürek , bir gece nasıl oldu bilmiyorum koptu içimdeki yaylar durduramadım ben beni, yıllarca içimde oturan kelebekler yorgun kanatlarını açıvermişti.
Ve senin çiçeklerine dokunduk o gece, dilim dört yöne pervane, yüreğimin rakkaseleri bahçe bahçe gezdi seni, senin cennet yüzün hoşgeldin diyordu durmaksızın ve biz hoş bulmuştuk.
Sevdiğim seni seviyorum deyişimi ve gözlerini hep saklıyorum içimde. Sen benim en güzelimsin iki dünya gelse bir araya gözlerinde ki ışığa bin güneş feda edilse erişilmezimsin, değişilmezimsin.
Sevmek illaki güzel bir duygu ama, seyri sülukunu seninle tamamlar. Yüzbin virdimsin “yar yar “ diye çektiğim, sabah ile akşamın arasında yalnız kalırmış gün, sen o yalnızlığı yıkansın sen vardın ben vardım, biz varız artık ,yürek seslerimiz Mehmetçiklerin ayak seslerine ederken eşlik , geceye düşen özlemlerin çetelesini tutuyorsa bir kalem , biz en öndeyiz.
En büyük servetim şimdi seni görmüşlüğüm, sevmişliğim. En büyük huzurum gözlerinde, gönlünde ve kollarında ağırlanmışlığım.
Ben ne zaman sevdim seni , gittin hemen.
Ayrılık bu kadar kapıda mı durudu , gurbet hep daha büyük bir hasretin filelerini mi taşır ellerinde?
Hani hatırlar mısın gittiğinde yokluğunu yazıyordum
Yokluğunun
1. Günü
2. günü
3. günü!
Sonra bırakmıştım saymayı ve yazmayı
Yokluğunu değil varlığını saymalı, yarlığını yazmalıydım.
Ve bekledim seni ,edep erkan üzre. Çok özlenilmişliğin rengi gözbebeklerimde , hiç gelmezsin sanılan yollarda bir gün ansızın gelecektin biliyordum.
Sen benim ümitlerimi hiç yıkmadın, yıkmazdın biliyordum. İçime bir güven dağı daha koydun. Tişörtün lacivert Pantolun toprak rengine yakındı, saçların tamda takımımın rengi siyah beyaz, gölgeli bir tenin ve üzerinde ümitler dalgalanıyordu. Gözlerin güneşler dağıtıyordu ben topluyordum. Yanmanın derman olduğunu biliyordum ateşin ne güzeldi. Sular ummadım kaderden ne kadar yakacaksan o kadar meyil o kadar razı, denize ırmağa düşmedi gözüm senin kırsallarında çöl eylemek varlığımı ve dirilmek gözbebeklerinde varlı vakitsiz ölmeden!
Canımı alıyorsun diyorum hani, almazsın gülüm sen can verirsin, mecazi bir ifade, sen hep verirsin gönlümü bile aldın diyemem. Sen bana seni sevme imkanı verdin, ben ömrüm seriyorsam yollarına sen yol vermişsin.
Soruyorlar bazen nerden gelir, nereye gidersin?
- Yardan gelir yare gideriz…
Kalbimin bütün odacıklarını dolduruverdin. Günün hangi saatinde seveyim seni yada hangi kıyısında bekleyeyim. Seni beklemek artık yalancı bir cümle gitmeyenler beklenmez sen hiç misafir değilsin, yolcu hiç değil , benden daha içinde yüreğimin , sen hep ev sahibisin …
Gözlerime gözlerini koymuşum bakışlarımın hududunu sen çizersin. Artık senden ırağa düşmezim. Her ayrılık kutsal ruhum olanca yokluğun
Ağır başlı bir sevdanın hırçın çocuğu olduğum zaman hani tutup saçlarımı okşar gibi, yanaklarımda ellerin gömüp gözlerine gözlerimi, toplayıp söylenmemiş tüm sözleri yüreğime döküşün kova kova ve bütün asiliklerim durulurken nefesinde, ben her gün bir başka aşık olurken sana hayranlığım büyüyor sevdamın kollarında .
Şimdi tek bağımlılığım sensin, nikotinsiz kafesinsiz. Nefeslerimi çeken bir gizli elin var senin boğazıma oturmuşsun sensiz ne bir bakış ne bir soluk imkansız. Seni sevmek iman tazelettiriyor bana. Tefekkürüm gözlerinden başlıyor en büyük şükrüm olduğun zaman . Sen güzelsin ki ben sana hangi gözle bakarsam bakayım yollar hep bir kutsiyete eriyor.
"bana başka türküler söyle, kirlenmemiş bir dil ile!"
Ve iman ettim sükutun bütün yolları aşktan geçer
eremediğimiz mihraklara da selam olsun
Yorumlar
Yorum Gönder